Mesajlar Etiketlendi ‘yaşamaya değer’


Paris’in burjuva semtlerinden birinde zengin ailelerinin yaşadığı bir apartman, filmin mekanı. Apartmandaki soylu kişiler arasında hiçbir diyalog yok. Öyle ki, apartmanın sakinleri, 27 yıllık kapıcılarının isimlerini dahi bilemeyecek kadar asosyal bir burjuva topluluğu… Gerçekten, insanüstü bir ‘sakin’lik… Böyle bir yerde, Paloma’nın  (filmin küçük kız oyuncusu) hayata bakışı nasıl olabilir? Hayat, boş, anlamsız bir oyun gibi bir şey onun için. Yaşamaya değer mi?    Paloma, böyle bir hayata sarılıp da sonra ani bir kalp kriziyle ölmeyi yeğlemiyor ve 12.yaş gününde intiharı hedefliyor kendine, 165 gün sonrasını…

Apartmanın kapıcısı Renee, ellilerinde bir kadın… Yaşlılığını ve çirkinliğini kabul etmiş, ‘böyle geçmiş böyle gider’ diyen kendi halinde bir kadın. Bir kapıcıya göreyse, beklenmedik bir kitap tutkusu var. küçücük evinin bir odası sadece kitaplara ayrılmış… Paloma ve Renee’nin hayatı aslında aynı apartmanda olsalar bile, binaya yeni taşınan Japon bir adamın vesilesiyle oluyor. Daha öncesinde Pamola, dışa kapalı bir ailenin kızı, Renee ise kapıcı olduğu için fark edilmeyen biriydi. Japon adamın Pamola’yla, Renee’yle yakın ilişki kurdu. Pamola hayatı keşfetmeye başladı, Renee ise kapıcı olmanın haricinde başka vasıflarının da olabileceğini…

Filmi tamamen anlatarak, basit kelimelerle değerini düşürme niyetinde değilim fazla…  O yüzden, izlenmeye değer bir film diyerek bitireyim…

FATİH

Reklamlar