Mesajlar Etiketlendi ‘Shia Labeouf’


İkinci filmin sonundan beri heyecanla(!!!) beklediğimiz üçüncüsü sonunda vizyonda. Bu sefer üç boyut sosu da eklenmiş, heyecan, adrenalin ve testosteron deposu film tüm erkeklere göre birebir. Zaten sinemaya uzun zamandan sonra iki erkek gittik. Lise yıllarımızın ergen dönemlerine saygı duyar nitelikte, nostaljik bir akşam geçirdik.
 
Gelelim filme; gerçi ne anlatsam bilemiyorum. Zaten ilk iki filmi ucundan kıyısından seyretmeyen kimse kalmamıştır. Hadi onu geçtim; 80’li yılların çocukları, Optimus Prime kanlı canlı (ki bu filmde kolu kopunca kan benzeri bir sıvı bile fışkırıyor) fikri için bile tüm seriye gider. Bu kadar konuyla ilgili bilgiye sahip bir nesil varken, filmin konusunu kısaca özetleyip geçelim. İyi robotlar var, kötü robotlar var, birbirleri ile savaş halindeler. Kendi dünyaları yok olmuş ve bizim dünyamızı savaş alanı olarak seçmişler. İşin güzel kısmı bu robotlar beğendikleri arabalara dönüşebiliyorlar. Evet, iki filmdir bunları seyrediyorduk zaten demeyin. İki sene boyunca, her hafta Transformers vakti gelsin diye tv başında beklemediniz mi hiç? İlk filmde çok eğlenmiştim, ikincisinde sıkılmıştım. Üçüncüsü ise arada bir yer edindi kendine; Shia Labeouf: Aynı; Michael Bay bu adama maaş bağlasa yeridir. İki senede bir aynı filmde aynı adam rolünde, artık kendisini bırakın, kenar mahalle çocuklarının bile ezberlediği rolünde devlet memurundan farksız. Rosie Huntington-Whiteley: Esas kızımız gerçek hayatta evlenip, kariyerini bırakınca, yerine seçilen yeni esas kızımız da onu hiç aratmıyor. Victoria’s Secret meleği olduğunu bilmeyen varsa bile, ilk sekansta poposuna zoom yapan kamera ile bilgi eksikliğini giderircesine gözümüze sokulan seksapeli, oyuncu olmadığını idrak etmememiz için kısa ve gereksiz replikleri, o kadar savaşçı erkeğin içerisinde ne işi var dercesine salınan vücudu ile, aslolan animasyonun mantığına ters düşen kişiliğe, ilk filmden beri ısınamadım, ama seyirci de toplamak lazım diye katlanıyoruz.
 
Yan Karakterler: Esas çocuk için ne dediysem bu kısım için de aynısı geçerli. Yalınız, John Malkovich var ya, adamsın. Efektler: CGI teknolojisi oldukça gelişmiş. Bu konuda en son teknikleri kullanan yönetmen, bu sayede hep izlenen olmayı sürdürüyor. Sahneler son derece anlaşılırdı. Bu etkileyiciliği arttırarak eğlenme garantisini veriyordu doğrusu. Yiğidi öldür hakkını yeme demişler. Michael Bay’in bu konuda üstüne yok. 3D: Yukarıda ne demiştim, sadece sos ve biçokları için gereksiz. Kurgu: O da ne ola ki? Eğlenelim çoşalım, konu, diyalog gibi şeylere takılmayalım lütfen. Bir de seyircinin genel şikayeti, aşırı Amerikan milliyetçiliği var ki; kırmızı, beyaz, mavi renkli bir tıra dönüşebilen robottan nasıl bir demokrasi bekliyorsunuz acaba? Sonuçta bir Micheal Bay filmindesiniz ayrıca. Filmin bir repliğinde dediği gibi: “Ama bu şirket cumhuriyetçi!!”
 
Sonuç olarak Transformers 3; karısını aldatmak amacı ile, antropozlu erkeklerin para karşılığı anlaştığı çok kaliteli, genç bir fahişe gibi. Seyret, eğlen, mutlu ol, ama ertesi gün hiçbirşeyi hatırlama, kimseye de bundan bahsetme. Vaadettiği herşeyi yerine getiren bu filmin vaadleri ilginizi çekiyorsa iyi seyirler. Yoksa kıyıda köşede kalmış salonlardaki festival filmlerini aramaya devam.
 
PUAN: 7/10
CİLASUN
Reklamlar