Mesajlar Etiketlendi ‘Ramin Bahrani’


Wiiliam’ın (filmdeki asabi abimiz) Gran Torino’daki huysuzdan (Walt Kowaski) farkı, karşılıksız iyilik ve samimiyet havuzunda erimeden kalması sanırım. Kayalıklara giderken söyleyemediği “good bye solo” sahnesinde Clint Eastwoodun eliyle yaptığı silah hareketi aklıma geldi. O kadar zaman insanların gözünde oluşturduğu yalnız, agresif kalıbını bir anda yıkamıyor ama yavaş yavaş eriyor ve hayatın içinde tekrar yaşam buluyor. Solonun üvey kızıyla William’dan ayrıldığı bölümde şunu gördüm; yapayalnız sevgisiz geçirilmiş bir hayatın matlaştırdığı bir kalp ve bu hayatın geldiği son noktasında dahi olsa uzanabilen bir ele karşılık verememe.

“Good bye solo” basit bir söz olarak görülmemeli. İhtimal içinde yukarıda bahsettiğimiz hayata tekrar tutunma yatıyor. Bunun sırrı yine filmin önemsiz gibi gözüken bir bölümünde gizli. Film boyunca Solo’da hissettirilen en önemli özellik samimiyet. Bu sahnede Solo’nun sesinden aldığımız samimiyet William’ın sürüklendiği uçurumun kenarından kurtarabilecek olan tek şey. Son demde uzanmış bir el. Filmin bu sahnesini izlemenizi isterim, Solo yavaşça taksiyi hareket ettirirken gözü William’da.. Umutsuzca gidecekken, Solo! diye bir ses. Solo bir anda çok uzaktaki sevgiliden bir ses işitmiş gibi Willlliiiam diye bağırıyor. Solo,William’ın Şems’i olma yolunda…

“Good bye Sol”o son bir umuttu William için. Nitekim bir bölümde kendini salıyor gündeliğin, samimiyetin içine, yumuşatır gibi oluyor duygularını. Belki de oda farkındaydı çok istedi ‘good bye solo’ demeyi, lakin…Yaşanmışlığın, hayal kırıklıklarının kalbini çevrelediği örtüleri ne Solo’nun ne kızının ne de fotoğraftaki gencin kaldıramayacağını düşünmüş olmalı ki, good bye diyemiyor.

Solo’nun olanca seslenişine Williamın vermediği/veremediği cevap. Williamın çaresizliğinde insanoğlunun sahip olduklarının önemi anlatılıyor. Hayata mükemmel bir donanımla gönderilmiş insanın zamanla üzerine yine insanlar tarafından yıkılan beton kalıplarını kaldırabilmesi mümkün mü? Ya da bütün bu kayaları nasıl kaldırıp atacak? İnsanın bizzat insan olması hasebiyle sahip olduğu değeri hatırlatıyor. Solo kendi kültüründen çok uzakta hala kendi olabilmeye çalışıyor benzerlerinin yanında tüm zorluklara rağmen. Bir sevgi bulmuş çok uzaklardan, sıcak bir ev, bir çocuk ve kendi kanından bir bebek.. Benliğini koruyabilmiş yada korumaya imkan bulacağını umduklarını koruyabilmiş. (Aynı film için farklı yorum: https://sinemakenti.wordpress.com/2010/11/03/goodbye-solo/ 

Not: Can Dost Feridun’a bloğumuzu şereflendirdiği için sonsuz teşekkürler…Devamını bekliyoruz…MG)

FERİDUN


İran kökenli Amerikalı yönetmen Ramin Bahrani’nin 4.filmi Good Bye Solo. Yönetmenin izlediğim ilk filmi. (ikincisi Chop Shop; Man Push Cart ve Plastic Bag filmlerini de hararetle arıyorum ama bulamadım. Bulan arkadaş olursa haber versin..) Filmin esas oğlanı Afro-Amerikalı Souleymane fakat arkadaşları onu Solo diye çağırıyor. Gece vardiyasında taksi şoförü olan Solo bir gün, ilerleyen günlerde devamlı müşterisi olacak William isminde bir müşteri alır. William Solo’ya ilginç bir teklifte bulunur. Bir kaç hafta sonra kendisini şehrin dışındaki kayalıklara götürürse 1000 dolar vereceğini söyler. İlk başlarda William’ın amacını anlayamayan Solo gerçeğin farkına vardığında William’ı ikna etmeye çalışır. Bu süreç garip bir şekilde ilerleyen dostluklarının pekişmesini sağlar. Aslında film iki zıt karakter arasında geçiyor.Cana yakın, yardımsever Solo ile asık suratlı, sinirli eski toprak William…Birbirlerini idare etmeyi öğrendiklerinde ise “Good Bye” deme zamanı geliyor.

İnsanı hayata bağlayan nedir? (Ya da Tolstoy’un deyimiyle ‘İnsan ne ile yaşar?’) Uzun bir süre düşünme fırsatı olduğu halde, insanları meçhule götüren eylemlerin asıl sebebi nedir?… Ölmek için en güzel planları yapabilen bir insan yaşamak için daha iyisini neden yapamasın ki… Ölmenin daha zor olduğunu bilmeyişinden mi acaba…

Goodbye Solo’ kiminizi uyutabilir ama çoğunuzun da uykusunu kaçıracağından eminim… Ramin Bahrani Amerika’da bağımsız sinemanın gözdelerinden. Diğer filmlerini de şimdiden tavsiye edebilirim…

MEHMET