Mesajlar Etiketlendi ‘Lourdes movie’


Filmi izleyeli çok oldu aslında ama internette hakkında yazılmış Türkçe harhangi bir eleştri bulamadığım için-yani sadece kayıtlara geçsin diye-bu yazıyı yazıyorum. Sinemanın konu yönünden hiçbir sıkıntısı yok bence, savaşlar, cinayetler, aşk, soygunlar…ve tabii ki din. Herkes kendi inancını yansıtan filmlerle hem dinin yaşantısını bilmeyenlere anlatırken bir yandan da propagandasını yapmakta.

İsmini bir kaç yerden duyduğum “Lourdes” filmini de konusu ilginç geldiği için izledim.(Filmin yavaş akmasından dolayı izlerken oldukça da yoruldum.) Fransa’nın güneybatısında bir yer Lourdes, Hristiyanların sıkça ziyaret ederek hac yaptıkları bir yer. Burayı kutsal yapan olay ise 1858 yılında yaşanmış. Ondört yaşında fakir bir çocuk olan Bernadette Soubirous Meryem Anayı görür ve 1933 yılında aziz ilan edilir.(İspanya’daki Fatıma olayına benziyor mu, düşünmek gerek) Ve Lourdes bundan sonra kutsal bir yer olarak ziyaretçi akınına uğrar. Bu yerin bir diğer özelliği ise şifa dağıttığı yönündeki inanç. Buraya gelen hacılar, kutsal su kabul edilen bir mağarada yıkanmakta ve dua etmektedirler. Gizemi ve umudu aynı yerde birleştiren bir yer gibi Lourdes.Filmin genel konusu bu olmakla birlikte, bir de filmimizin baş karakteri var: Christine. Doku sertleşmesi olan, ellerini ve kollarını hareket ettiremeyen Christine de şifa bulmak aiçin gelmiştir. Sessiz birisi olan Christine de diğer hacılarda olmayan bir dinginlik-bir mübareklik, bir saflık- vardır. Açıkcası ben çoktan filmin sonunda iyileşeceğini ve bir keramet yaşanacağını düşünmeye başlamıştım bile. Film Christine’nin, ona bakan kişiyle hac görevlerini yapması, duaları, yıkanması, tedavisi gibi konularla ilerliyor. Sonundan beklediğim olaylar gelişti fakat filmin ucu açık bıarkıldı. Yani bu gerçekten bir iyileşme, şifa bulma olayı mı yoksa umudunu kaybetmeyen bir kızın moral gücüyle de ayağa kalkması mı. Çünkü iyileştikten sonra bir ara tekrar yere düşüyor.

Neyse, dedik ya bu yazıyı sadece kayıtlara geçsin diye yazıyoruz. Bilinmeyen bir yeri görmeme vesile olduğu için filmi izlediğime pişman değilim. Buna benzer başka filmler olsa yine izlerim, izledim de: Of Gods and Men, Bu sene Fransa’nın Oscar aday adayıydı. Orada da gerçek bir öykü anlatılıyor. Onu da bir ara sadece kayıtlara girsin diye yazacağım.

MEHMET