Mesajlar Etiketlendi ‘citta aperta’


Nazi Almanya’sına mücadele filmlerinden biri “Roma, Açık Şehir”. Düşman, dönemin Avrupa’sını hizaya sokmuş faşist Alman yine. Buna karşı, İtalyan halkının Katolik, Marksist demeden tümüyle birlikte yürüttüğü  ‘şanlı mücadelesi’ söz konusu, eşcinsel olduğu varsayılan Alman askerlerine. 2.dünya savaşı’nın henüz bittiği zamanlarda çekilen, dönemine göre İtalya’da çığır açmış bir film aynı zamanda. Stüdyoda yıldızlarla değil, amatör oyuncularla gerçek sahnede, Roma’da çekimi yapılmış filmin.

Niye “açık şehir”? Sebebi, Almanlar ve İtalyan direnişçilerin ortak kararı ya da sözde anlaşması, “Roma, asker ve silahın olmadığı bir şehir olarak kalacak. Açık şehir.” Öyle değil tabi ki de, Alman askerleri sokakta yürüyen 3 kişiyi gücünü kullanarak hemen arabaya atıp uzaklaşabiliyor. Silahlar, askerin ‘rap rap rap’ları her yerde. Fırında ekmek kavgası, Alman askerin kadına tacizi, apartmanın boşaltılması vs…  Yani savaş hali cirit atıyor açık şehir Roma’da. Filmde dikkat çeken noktalardan biri, çocuk sayısının fazlalığı. Direnişçi, korkusuz ve iyi çocuklar bunlar. Kısacası, savaştan yeni çıkmış İtalya adına umut, onlar.

Alman komutan, Peder’i iknaya çalışıyor. Askerleri ise diğer odada peder’in komünist dostunu ikna etmekle uğraşıyor fakat canlı bedenine ateş püskürtmeye varan yoğun ‘ikna çalışmaları’ sonucu komünist direnişçi ölüyor. Filmin sonunda da acı ya da onurlu, bi şekilde peder de öldürülüyor. Direnişçi olmak, Alman askerlerine karşı olmak, askerden kaçan Almanlara yataklık gibi faşist ruha muhalif hareketler içerisinde bulunmaktan dolayı. Başka bir Alman komutan filmin bir yerinde “Biz üstün ırk falan değiliz. İnsan öldürüyoruz. İnsanlara zulmeden bir ırk üstün olamaz.” diyor ve birkaç kez tekrar ediyor “öleceğiz. hepimizin sonu böyle.”

1944 yılında Nazi işgalindeki Roma’yı anlatan “Roma, Citta Aperta”,  1945 yapımı bir Roberto Rosselini filmi. Önemli rollerde ise Anna Magnani ve Aldo Fabrizi yer alıyor. Anna Magnani, senaryoyu hissettiren ya da izleyeciye o senaryoyu yaşatabilen bir oyun sergiliyor. Film, 1946’da Cannes’da Altın Palmiye ödülü almış, Türkiye’de ise ilk kez 1993’te İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiş.

Fatih

Reklamlar