Mesajlar Etiketlendi ‘aida begiç filmleri’


1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşında 100.000’den fazla insan hayatını kaybetti ve 2 milyondan fazla insan ise yerini yurdunu terketmek zorunda kaldı. O günlerde 10 yaşındaydım ve hatırımda o günlere ilişkin  kalan en önemli kare, uzun kuyruklar halinde otoyollarda bekleyen-yurdunu terkeden-insanlardı. Hatırlıyorum da o kadar çok üzülmüştüm ki hala aklımdan çıkmaz o kareler. O zaman katledilen insanlar için şimdi yas tutmanın, özür dilemenin (Hollanda), tazminat vermenin çok bir anlamı yok bence. Ölen ölmüştür. Çocukları ve kocası ölen bir kadına nasıl bir özür, nasıl bir tazminat, nasıl bir şeref madalyası merhem olabilir ki. Babasını 20’li yıllarda kaybetmiş biri olarak, insanın en yakınlarını kaybetmesi kolay kolay alışabilecek bir durum değildir. Hele ki ahlaksız, insanlığa aykırı yolların denendiği bir savaşta yakınlarını kaybetmek daha zor olsa gerek. İnsan her zaman kendisine soracaktır: Ne gerek vardı?

Bosna benim için çok özel bir yere sahip. Gidip görmek istediğim ilk yerlerden. Oradaki insanlara yapılanlar-biraz önce de bahsettiğim gibi çocukluk zamanlarıma gelen savaş görüntüleri-beni oranın bir parçası yaptı sanki. Biliyorum şu anki Bosna benim hayalini kurduğum yer değil ama olsun..

Bunları yazmamı sağlayan izlediğim bir Bosna filmi. Aida Begiç’in ilk uzun metrajlı filmi “Kar”. Angelina Jolie’nin de izleyerek şu anki film projesine ilham kaynağı olan film.(Biliyorsunuzdur A. Jolie’nin Bosna’da yaşayan kadınların durumunu anlatan bir film projesi var.) Kocaları savaşta ölmüş ya da haber alınamayan bir grup kadının hayat mücadelesini konu alan film Cannes’ Film Festivali’nde büyük övgüyle izlenmiş ve ödüle layık görülmüştü. Geçimlerini kendi ürettikleri meyvelerden reçeller, sebzelerden turşular yaparak kazanan kadınların aklında hep savaş ve savaşta kaybettikleri kocaları ve çocukları vardır. Kimisi umudunu kaybetmişken, kimisi için umutla beklemek hayatlarının gayesi olmuştur.

Günün birinde bir Sırp çıkagelir ve bir şirketin arsalarını iyi bir fiyata almak istediğni söyler. Zamanında zorla almak istedikleri toprakları şimdi ise parasıyla satın almak derdindeler. Kadınlar ikileme düşer fakat içlerinde hala direnmeye çalışan birileri vardır. Kocalarını ve çocuklarını öldürenler şimdi de onları o topraklara ait hissettiren arsaları alarak aidiyet hislerini de öldürmeye çalışmaktadır. Bunu başarabilmesi için tek tek herkesi ikna etmesi oldukça zor olur çünkü ‘iyi bir yaşam’ın köylerinde ve topraklarında olacağına inanan birileri vardır.

Film sade anlatımı ve oyuncuların performanslarıyla göz dolduruyor. “Bosna rüyası” na kafa yormaya çalışan yönetmen hayalleri kaybedip hatıralara dalma durumunu irdeliyor. Kendi deyişiyle: “Ümitvardık. Hayallere sahip olma lüksünü yaşıyorduk. Kar’daki karakterler bazen kâbusa dönüşebileceğini bile bile kendi hayallerini kurmaya karar vermişlerdi.  Kaldığımız yerden hareketle bugün “Bosna rüyası”nın nerede olduğunu sordum kendime. O zamandan bu yana neyin değiştiğini sorguladım ve fark ettim ki artık sistemin yeniden inşasına inanmıyoruz; rüyalarımızın, hayallerimizin yerini ise hafızamız ve hatıralarımız almış.”

Yeni filmi “Bait” in ortak yapımcılarından biri Semih Kaplanoğlu. Bosna Savaşı’nın yetimlerini konu alan filmin çekimlerine devam ediliyor. Kendisiyle yapılan ve Hayal Perdesi Online Sinema  dergisin’de yayınlanan roportajı Aida Begiç’i ve filmlerini tanımak için okunmaya değer.(http://www.hayalperdesi.net/edergi/default.aspx?dergiid=21)

MEHMET