‘*Festivaller’ Kategorisi için Arşiv


Arkadaşlar biraz önce sona eren Cannes Film Festivali’nden sevindirici bir haber var. Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filmi Jüri Büyük Ödülünü (Grand Prıx) kazandı. Cannes’da  iyi film ödülünden sonraki ikinci büyük ödül olan Jüri Büyük Ödülünü ikinci kez kazanan Ceylan, bu ödülün ilkini 2003 yılında Uzak filmi ile kazanmıştı. N.B.Ceylan artık Cannes’ın gediklilerinden sayılır, isterseniz N.B.Ceylan’ın Cannes geçmişine bir göz atalım:

Koza – 1995 Cannes Film Festivali Uluslararası Kısa Film Yarışması
Uzak – 2003 Cannes Film Festivali Jüri Büyük Ödülü
İklimler – 2006 Cannes Film Festivali Fipresci Ödülü
Üç Maymun – 2008 Cannes Film Festivali En İyi Yönetmen
N.B.Ceylan, 2009’da Cannes Jüri Üyeliği yapmıştır.
Bir Zamanlar Anadolu’da – 2011 Cannes Film Festivali Jüri Büyük Ödülü
Reklamlar

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.


Program için: http://www.balikesirsinemagunleri.org/files/samderprogram.pdf


Bilgi  ve program için: http://bilsinfest.org/index.php


64. Cannes Film Festivali, ünlü Amerikalı yönetmen Woody Allen’ın, ‘Midnight in Paris’ filminin yarışma dışı gösterimiyle 11 Mayıs’ta açılıyor. 22 Mayıs’a kadar devam edecek olan festival dolayısıyla, dünya sinemasının kalbi Cannes’da atacak. Festival sırasında, 20’si büyük ödül Altın Palmiye için olmak üzere 86 uzun metrajlı film gösterilecek. Festivalin, ‘Quinzaine des realisateurs’ bölümünde 25, ‘La Semaine de la Critique’ bölümünde 7 film yarışırken, yine 34 film yarışma dışı gösterilecek. Festivalde gala gecesine katılan yıldızlar için 60 metre uzunluğunda kırmızı halı hazırlandı.

Altın Palmiye için yarışacak filmler arasında yer alan Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi ‘Bir Zamanlar Anadolu’nun galası, 21 Mayıs’ta Cannes’da yapılacak. Jüri başkanlığını ünlü aktör Robert de Niro’nun yaptığı festivalde Terrence Malick’in ‘Tree of Life’, Pedro Almodovar’ın ‘The Skin I Live In’ ve Lars Von Trier’in ‘Melankoli’si Altın Palmiye için yarışacak.

Festival sırasında, kurulacak sinema pazarında 4 bin 240 filim satışa çıkacak. 15 bin metrekare genişliğindeki bir alana kurulacak sinema pazarına 101 ülkeden 601 firma ve yaklaşık 10 bin kişi katılacak. Pazarda, yeni çekilmiş veya çekilmekte olan filmler alıcılara tanıtılacak. Sinema pazarındaki 34 salonda, bu pazara çıkan filmler içinden yaklaşık 900’ü, dünyanın çeşitli bölgelerinden gelmiş alıcılar için gösterilecek. Bu yıl festival için yaklaşık 4 bin 500 gazeteci kayıt yaptırdı. Festivalin güvenliğini ise 700 polis sağlayacak.

Festivalin bu yılki bütçesi 20 milyon Euro. Bunun yarısını Kültür Bakanlığı, diğer yarısını Cannes’daki yerel yönetim karşılayacak. Festival sırasında, Cannes’daki işyerlerinin toplam cirosunun 200 milyon Euroyu aşması bekleniyor. Cannes’ın 40 bin olan nüfusu, festivalle birlikte 200 bini geçecek. (Kaynak: hürriyet.com.tr)


Yaz rehavetine girerek film festivallerine ara vereceğimiz günlere az kaldı. Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında tatilden dolayı festivallere rağbet azalıyor. (Yaz aylarında, tatil bölgelerinde düzenlenecek kapsamlı film festivalleri neden olmasın.. O yıl diğer festivallerde dolaşan filmler zaten tatilde olan insanların gösterimine sokulamaz mı, birçok turist ağırlayan ülkemizde yıl içinde öne çıkan Türk filmleri altyazılı olarak gösterilemez mi???…) Köprüye girmeden son fırsatımız olan Mayıs ayı ise festivallerle dopdolu. Ankara’dan Eskişehir’e, İstanbul’dan Balıkesir’e uzanan festival yolculuğunun en ilginç durağı ise bu sene ülkemizde düzenlenecek En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı kapsamında gerçekleştirilecek 1. Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali. Ayrıca Ankara’da düzenlenecek 14. Uçansüpürge film Festivali’nin de ağır konukları olacak. Çok önceleri bu vakitlerde düzenleneceği duyurulan  Bursa İpekyolu Film Festivali’nden ise ses seda çıkmıyor. (Sebebini tahmin etmekle beraber, merak da etmiyor değilim.) Derleyebildiğim kadarıyla Mayıs ayı festival programını sizlerle paylaşıyorum:

13. Eskişehir Film Festivali: 1 – 8 Mayıs 2011
6. İşçi Filmleri Festivali: 1 – 8 Mayıs 2011
14. Uçansüpürge Kadın Filmleri Festivali: 5 – 12 Mayıs 2011
1. Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali: 11 – 17 Mayıs 2011
Balıkesir Sinema Günleri: 15 – 22 Mayıs 2011
Uluslararası Engelsiz Film Festivali: 21 – 27 Mayıs 2011
4. Documentarist Belgesel Film Festivali: 31 Mayıs – 5 Haziran 2011
 
MEHMET
 

Festival seyircisinin her filmini merakla beklediği usta yönetmenler bu yıl da yepyeni filmleriyle Uçan Süpürge’nin yolunu tutuyor. Doris Dörrie, Margarethe von Trotta, Iciar Bollain, Tahmineh Milani, Dorota Kędzierzawska ve Marta Meszaros kendi sinemalarının en iyi örneklerini 5-12 Mayıs tarihleri arasında 14.Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde sinemaseverlerle buluşturacak.

Uçan Süpürge, bu usta sinemacıların Almanya, İran, Polonya, Macaristan ve İspanya’dan Ankara’ya taşıyacakları son filmleriyle festival takipçilerine dolu dolu bir hafta armağan edecek.

Aile içi şiddeti anlatan bol ödüllü ‘Gözlerimi de Al’ ile yalnızca festivallerin değil kadın etkinliklerinin de gözdesi olan İspanyalı yönetmen Iciar Bollain, bu kez sömürgecilik üzerine bir filmle karşımızda: Yağmuru Bile (Even The Rain, 2010). Bir yaşam hakkı olan su için mücadele eden Afrika yerlileri, güç kullanarak doğaya da hükmeden egemenlerin yağmuru bile banknotlara tahvil etmesi karşısında ne yapacak? Eşsiz görüntüleri ve usta elinden çıktığı belli senaryosuyla fark yaratan film, bu yıl Palm Springs Uluslararası Film Festivali’nden ödülle döndü.

Almanya sinemasının en üretken yönetmenlerinden Doris Dörrie, ‘Kiraz Çiçekleri’yle ustaca estirdiği Uzakdoğu rüzgarının etkisi henüz geçmemişken, bu kez son filmi Kadın Berberi (The Hairdresser, 2010) ile beden politikalarına eğiliyor. Kadın bedeni üzerindeki iktidarı sorgulamamızı isteyen film, ‘güzellik’ sektörünün kalıplarına uymadığı için iş bulamayan obez kuaför Kathi’nin öyküsünü anlatıyor.

Filmleriyle ülkesi İran’da kadın sorunlarını görünür kılan, saklı kalmış hayatları isyankar bir dille beyazperdeye taşıyan Tahmineh Milani, eşitsizliklere ve adaletsizliğe sinemanın diliyle karşılık veren cesur bir yönetmen. Milani, hapishanede tanışıp, erkeklerden intikam almak için çete kuran dört kadının öyküsünü anlattığı İntikam (Payback, 2010) filminde yine cinsiyet kaynaklı sorunları deşifre etmeyi ve eril egemenliğe kafa tutmayı sürdürüyor.

Ayrıntılı Bilgi: http://festival.ucansupurge.org/turkce/index.php

Festival Programı: http://festival.ucansupurge.org/turkce/index2.php?Id=130


   

  13.EFFprogram


Çankaya Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Usta ve Çırak, Zirve Dağcılık Ankara Şubesi ve Dağ Kültürü Derneği ortak organizasyonu ile düzenlenen, 2. ANKARA Dağ Filmleri Festivali, 13 – 17 Nisan 2011 tarihleri arasında izleyici ile buluşuyor. “Dünyadan”, “Keşif Ruhu”, “Doğa-Çevre-İnsan”, “Bisiklet” ana temaları altında toplanan filmler, izleyicilere keşif, macera, heyecan ve adrenalin dolu saatler yaşatacak.

Macera dolu 21 film

“National Geographic Türkiye”nin festival sponsoru olduğu Türkiye’nin ilk ve tek dağ filmleri festivali olan ve İstanbul’da 6 yıldır düzenlenen organizasyon “The North Face” ve “Salcano Bisiklet”  tema sponsorlukları ile ikinci kez Ankara’lı doğaseverlerle buluşacak. Yamaç paraşütü, kano, bisiklet, dağcılık, kayak gibi doğa sporları ile ilgili filmlerin yanında doğa ve çevre belgesellerinin de yer alacağı festival programında 21 film yer alıyor.

Genç kuşaklarda kalıcı bir doğa kültürünün yerleşmesi adına önemli bir işlev gören ve bu alanda Türkiye’deki büyük bir boşluğu dolduran Dağ Filmleri Festivali kapsamında, film gösterimlerinin yanı sıra, iki söyleşi ve bir fotoğraf sergisi de düzenlenecek.

Program: http://www.dagfilmfest.org/haberler.asp?id=13


Ayrıntılı Film Tavsiyeleri İçin:

https://sinemakenti.wordpress.com/30-istanbul-film-festivali-tavsiyeler/


Kısa filmler, birçok insana basit gelen, ama anlatmak istediği fikri uzatmadan doğrudan anlatabilen filmlerdir. Söz konusu olayı o kadar yalın ve uzatmadan anlatır ki başka düşüncelere kapılmadan çıkıverir fikir. Ana fikir demiyorum çünkü çoğu kısa filmde yan fikirler yoktur. Yönetmen anlatacağı şeyi en kısa yoldan anlatmaya çalışır ve başarır da bunu. Başardığı için etkileyicidir kısa film. Hayatımda izlediğim birçok kısa film beni hem mutlu etmiş hem de sonunda üzmüştür. Mutlu etmiştir çünkü yönetmeden seyirciyi sıkmadan anlatmıştır anlatacağını üzmüştür çünkü bilirsiniz ki aynı filmi bir daha kolay kolay bulamayacaksınızdır.

22. Ankara Film Festivali tüm hızı ile sürüyor. Festival sinemaseverler için bulunmaz bir fırsat. Festival birçok ülkeden birçok yönetmenin filmlerini izleme fırsatı sunuyor. Çok kaliteli yapımlar ve etkinlikler var.

İnsanlar Ankara’da festivallere çok ilgili. Birçok festivalde yer bulmak zor oluyor. Ankara’nın merkezindeki sinemalarda gösteriliyor filmler. Ulaşım rahat. Bunun etkisi olabilir. İnsanlar rahat ulaşıyor sinemaya. Ama ben buna insanların kültürel yapısının yüksek olmasına da bağlıyorum. Ankara kültür sanatı yaşayan insanlarla dolu bir şehir.

Bu sene festivali üniversite yıllarındaki kadar iyi yaşayamıyorum fakat, yine de birkaç seansa gitme imkânı buldum. Ses getirmiş kısa filmlerin gösterildiği “Kısa Sınır Tanımaz” seansları oldukça etkileyici. Gittiğim seansta sekiz kısa film izledim ve hepsini başarılı buldum.

Bunlardan birçok ödül almış “Muazzam Yarış” beni çok etkiledi. İnsanların para hırsı ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Mükemmel bir anlatım,  ortalamanın çok çok üstü. Etkilendiğim diğer film ise “Lost”. Yaklaşık 4 dakikalık bir film. Kameranın anlatımda nelere kadir olduğunu görmek isterseniz bu filmi mutlaka izleyin derim. Ortalamanın üstü.

Son söz: Kısa Film deyip geçmemek lazım. Unutmayalım ki şu an filmlerinin kalitesi ile ün yapmış birçok yönetmen zamanında kısa filmlerle olgunlaşmış. Bu bakımdan izlediğiniz kısa film belki ileride akademi ödülü alacak bir yönetmenin ilk filmi olabilir. Bundan dolayı mesleğin başlangıcında çok önemli bir basamak olan kısa filmleri önemsiyor ve festivallerde gösterilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

ENES


Festival Hakkında: https://sinemakenti.wordpress.com/22-ankara-film-festivali-2011/


Program İçin:http://www.tr.emb-japan.go.jp/T_04/Cultural_Activities/2011_Activities/Film_Festival/Brosur.pdf


Bilgi İçin:http://www.izaf.org/


Etkinlikler Ücretsizdir.

Program: http://www.akbanksanat.com/web/501-9823-1-1/akbank_sanat/7__kisa_film_festivali/program/7_mart


Bilgi İçin:http://www.dagfilmfest.org/

ODTÜ Fİlm Festivali 2011

Yayınlandı: Şubat 23, 2011 / ***Tüm Yazılar, *Festivaller

Programı Görmek İçin Resmin Üzerine Tıklayın


If İstanbul: 17 – 27 Şubat 2011            If Ankara: 2 – 6 Mart 2011

Bilgi İçin: http://2011.ifistanbul.com/     Bilet İçin: http://www.mybilet.com/if2011.php

Tavsiye filmler için If Ankara 2011 Özel Sayfamıza Bakınız

https://sinemakenti.wordpress.com/if-ankara-2011-ozel/


Almanya’nın başkenti Berlin’de, 10-20 Şubat 2011 günleri arasında düzenlenecek olan 61. Berlin Film Festivalinde (Berlinale), aralarında yönetmen Seyfi Teoman’ın “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” adlı filminin de bulunduğu 16 film “Altın Ayı” için yarışacak.

Berlinale Direktörü Dieter Kosslick’in de katıldığı bir basın toplantısı ile tanıtılan festival programı çerçevesinde, farklı kategorilerde 58 ülkeden toplam 385 filmin gösterileceği belirtildi.

Türklerin Almanya’ya göçünü konu alan, yönetmenliğini Yasemin Samdereli’nin yaptığı ve Vedat Erincin, Fahri Yıldırım, Aylin Tezel, Lilay Huser ve Demet Gül’ün oynadığı “Almanya-Willkommen in Deutschland” (Almanya-Almanya’ya hoşgeldiniz) adlı film de yarışma dışı gösterilecek filmler arasında yer alıyor. (Kaynak: Bloomberght)

                                                                                                                                                       

Sense Of North

Yayınlandı: Aralık 27, 2010 / ***Tüm Yazılar, *Festivaller
Etiketler:

Şehrimiz yeni bir festivale daha kapılarını açıyor. Kültür Sanat Girişimleri Derneği‘nin düzenleyeceği Sense Of North; Kuzey Avrupa ülkeleri film gösterimlerini ve bu gösterimler boyunca yapılacak çeşitli konserler ile panelleri içeren festival projesidir.

Sense of North; Şubat 2011 tarihinin son haftasında (21-28 Şubat 2011) Beyoğlu Sineması’nda başlayacak ve yıl boyu çeşitli etkinliklerle sürecek olan bir film festivali olarak tasarlanmıştır.

Sense of North; 2011 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Kasım, Aralık ve 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarının son haftasında gerçekleşir ve her ay için özel olarak seçilmiş kuzey ülkesi sinemasına odaklanan bir film seçkisi sunar.

Her ayın son haftasında yapılan ve seçilen kuzey ülkesinden çarpıcı film örneklerini bünyesinde barındıran Sense of North, sinema severlerin memnuniyetini en önemli kriter olarak belirlemiştir. Bu doğrultuda; animasyondan belgesele, dramdan korku ve komediye kadar birçok türde filmi içinde barındıran geniş bir yelpazeye sahiptir.

Sense of North dahilindeki gösterimler aynı zamanda konuk ülkeden gelen yönetmelerin de iştiraki ile gerçekleşir ve bu doğrultuda festival, sinema severlerin filmi yönetmeni ile beraber izlemesi adına ortak alan oluşturur.

Sense of North; sinema severlerin gelişen ve değişen film tercihlerini gözeten, film izleme alışkanlıklarının farklılaştığını kavrayan bir etkinlik yaratmak için yola çıkmıştır. Sinematek yapısı ve bilincini bu anlamda yeniden gündeme getirecek olan Sense of North, katılımcıların filmleri ücretsiz izleyebildikleri ‘ücret dışı’ bir festivaldir.

Sense of North; ücret dışı olmasına rağmen genç üniversite öğrencilerinin, festival takipçilerinin, eğitimli kitlenin, sektör profesyonelleri ve öğretim görevlilerinin ve güncel gelişmeleri yakından takip eden sanatseverlerin bir araya gelip fikir alışverişinde bulunduğu kaliteli platformlar sunar.

Sense of North; film gösterimlerinin yanısıra müzik, tasarım, edebiyat, söyleşi gibi modern disiplinlere de önem verir ve bu doğrultuda sanatçıların kendilerini ifade edebilecekleri imkanlar yaratır.

http://www.senseofnorth.blogspot.com


“Cannes, Berlin, Toronto gibi dünyanın en önemli festivallerinden ödüllerle dönmüş, seyircinin büyük beğenisini kazanmış filmlerin yanı sıra bağımsız yapımlar, belgeseller ve yıllardır takipçisi olduğumuz yönetmenlerin son filmlerine yer veren “Randevu İstanbul” perdelerini olağanüstü bir filmle açacak!

Milyoner”, “Trainspotting”, “Kumsal” ve “28 Gün Sonra” gibi unutulmaz filmlerin Oscar ödüllü usta yönetmeni DANNY BOYLE’un heyecanla beklenen ve seyirciyle buluşmasını takiben Independent Spirit ve Satellite Ödüllerine pek çok farklı kategoride aday gösterilen son filmi 127 SAAT, Utah’ta ıssız bir kanyonda kaya tırmanışı yaparken büyük bir kaya parçasının kolu üzerine düşmesiyle mahsur kalan Aron Ralston’un yaşanmış öyküsünü beyazperdeye taşıyor.

Danny Boyle’un eşsiz gerilim yaratma gücüyle, seyircisini ilk dakikadan öyküsünün içine çeken ve finaline dek heyecandan taviz vermeyen 127 SAAT’in başrolünde, “Uluma”, “Süt” ve “Ananas Ekspresi” gibi filmlerde devleşen başarılı oyuncu JAMES FRANCO yer alıyor.

Festival Ayrıntılar:

http://www.tursak.org.tr/randevuistanbul

4.Palto Film Günleri

Yayınlandı: Aralık 16, 2010 / ***Tüm Yazılar, *Festivaller
Etiketler:


National Board of Review (NBR) bu seneki ödüllerini açıkladı ve en iyi film tercihi  ‘The Social Network’ten yana oldu. NBR, tercihlerinin en önemli yanı Amerika’da ödül sezonunun başlangıcını işaret etmesi.. NBR, zaman zaman Oscar’ın nabzını çok sağlıklı bir şekilde tutsa da, genel trendden ayrıldığı ve şaşırtan sonuçlara da imza atabiliyor. Bu yüzden çok tutarlı olmasalar da NBR üyelerinin her zaman kendisine has bir seçkiye imza atmayı da başarıyor.
 
Listenin tamamı ise şöyle:
En iyi Film: ‘The Social Network’
Yönetmen: David Fincher (The Social Network)
Erkek Oyuncu: Jesse Eisenberg (The Social Network)
Kadın Oyuncu: Lesley Manville (Another Year)
Yardımcı Erkek Oyuncu: Christian Bale (The Fighter)
Yardımcı Kadın Oyuncu: Jacki Weaver (Animal Kingdom)
Yabancı Film: Of Gods and Men
Belgesel: Waiting for Superman
Animasyon: Toy Story 3
Ensemble: ‘The Town’
Çıkış Performansı: Jennifer Lawrence (Winter’s Bone)
İlk Yönetmenlik: Sebastian Junger ve Tim Hetherington (Restrepo)
Orijinal Senaryo: Buried
Uyarlama Senaryo: The Social Network
Özel Başarı Ödülü: Sofia Coppola (Somewhere)
William K. Everson Sinema Tarihi Ödülü: Leonard Maltin
NBR İfade Özgürlüğü: Conviction, Fair Game, Howl

 Aung San Suu Kyi, Rabiya Kadeer, Rachel Corrie, Pınar Selek aynı salonda buluşuyor! DOCUMENTARIST’in 8-11 Aralık’ta düzenlediği ‘Hangi İnsan Hakları?’ etkinliği kadın hakları ağırlıklı esaslı bir belgesel seçkisi sunuyor.

‘Erkeklerin sevgisi her gün 3 kadını öldürürken’ DOCUMENTARIST bir kez daha soruyor: Hangi İnsan Hakları? Bu başlık altında çoğu Türkiye’de ilk kez gösterilecek olan bir dizi belgeselde dört gün boyunca bu soruya yanıt aranacak. 8-11 Aralık 2010 tarihlerinde düzenlenen etkinlikte, ‘evdeki şiddetle mücadele yöntemleri’ni konu alan panel, aktivist sinemacıları seyirciyle buluşturan söyleşiler, gündelikçilerin katılacağı forum tiyatro gibi yan etkinlikler de gerçekleşecek.

7 Aralık’ta Mircan Kaya‘nın konseriyle açılacak olan ve bu seneki teması ‘kadına yönelik şiddet’ olarak belirlenen Hangi İnsan Hakları?‘ programında, dünyanın ve Türkiye’nin gündeminde yer alan kadınların hikayeleri öne çıkıyor. Yönetmeni Anne Gyrithe Bonne’nin katılımıyla gösterilecek olan Danimarka yapımı “Aung San Suu Kyi: Burma’nın Korkusuz Leydisi” (Aung San Suu Kyi-Lady of No Fear); kendi halkının gözünde kahraman Çin hükümetine göreyse terörist sayılan Uygurların sürgündeki lideri Rabiya Kadeer’i konu alan “Aşkın 10 Şartı” (10 Conditions of Love); 23 yaşında bir İsrail buldozerinin altında can veren Rachel Corrie’nin dünyasını günlükleri ve arkadaşlıklarının tanıklıklarıyla aktaran “Rachel”, İran’daki adalet sisteminin kurbanı olan kadınların konu edildiği “Kefene Sarılı Kadınlar” (Women in Shroud), programda dikkat çeken filmlerden bazıları. Etkinlik kapsamında Pınar Selek üzerine yapılmış “Pınar İçin Adalet, Adalet İçin Pınar” adlı kısa bir belgesel de ilk kez seyirciyle buluşacak.

Detaylı program ve bilgi için:

http://www.documentarist.org/insan

Alman Filmleri Haftası

Yayınlandı: Kasım 25, 2010 / *Festivaller

16.Gezici Festival 2010

Yayınlandı: Kasım 24, 2010 / *Festivaller


Detaylar: http://www.gencsinema.com/makale/34-9448/22-istanbul-uluslararasi-kisa-film-festivali-basliyor

http://www.istanbulfilmfestival.com/

Katalog: http://www.istanbulfilmfestival.com/turkce/katalog_2010.pdf

1001 Belgesel Film Festivali

Yayınlandı: Ekim 26, 2010 / *Festivaller
Etiketler:


47.Antalya Altın Portakal Film Festivaline katılma imkanım oldu. Türkiye’nin en köklü film festivali olan altın Portakal’da 10dan fazla filmin galası gerçekleştirildi. Bunların en göze çarpanı Sinan Çetin‘in Kağıt ve Derviş Zaim‘in Gölgeler ve Suretler filmleriydi. Bu seneki jüri başkanı Kadir İnanır ile jüri üyesi Atilla Dorsay da filmleri yakından takip etti.Bilet fiyatlarının düşük olması festivale olan ilgiyi oldukça arttırmış. Gala filmlerinden sonra izleyiciler yönetmen ve oyuncularla sohbet etme imkanı buldu. Kusturica olayları festivale gölge düşürse de festivale olan ilgiyi kıramadı. Bu seneki En İyi Film Ödülünü “Çoğunluk” filmi kazandı.(Yukarıdaki kareler Gişe Memuru, Çakal ve Kağıt filmlerinin galalarından)

MEHMET