Her ne kadar sinema çabuk tüketilen bir kültür yada sanat dalı olsa da bunu üçleme filmlerle uzatmayı bilen, kendisine sadık izleyici arayan yönetmenler ve filmleri de yok değil. Üçlemeler iyi bir sinema izleyicisinin vefasını, sadakatini göstermesi bakımından turnusol kağıdı özelliği de görür. Üçten fazla filmi olan seriler de var ama hiç bir zaman üçlemenin tadını veremez bence. Harry Porter var evet ama onun hikayesi zaten uzun, oradan ister yedi istersen on yedi film çıkar. Fakat üçlemenin özelliği izleyiciyi bezdirmeden, vermek istediği temayı sadelik kalıpları içinde verebilmesidir. Bu bakımdan Kieslowski’nin “Üç Renk” üçlemesi, Semih Kaplanoğlu’nun “Kahvaltılık” üçlemesi, Abbas Kiarostami’nin “Deprem” üçlemesi, Inarritu’nun kesişen hayatlar üçlemesi bana göre üçleme tarihinin en başarılı örnekleri arasındadır. Tabi üçlemeleriyle iyi vizyon yapan ve devamı gelen ticari bazı serileri bunlardan muaf tutuyorum. Ve sizleri beğendiğim bir “En iyi üçleme” listesiyle başbaşa bırakıyorum: (Bana göre çok özel bir liste): http://www.sinemabuyusu.com/?p=1227           

MEHMET

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s