Çoğunluk

Yayınlandı: Aralık 6, 2010 / ***Tüm Yazılar, **Cilasun'un Yazıları, *Filmler

Yeni Sinemacılar’ı çok seviyorum; günlük hayatta kullandığımız diyalogları, anlamlı bir halde birleştirip, yüzümüze bir tokat gibi vurdukları için… Her filmin çıkışında, ne iğrenç insanlarız diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu sefer de öyle oldu. Ana karakteri, hayatının en unutulası anına tanıklık ederek tanıdığımızdan, acıma duygusu ile karışık benimsiyoruz. Böylece aslında filmin içine daha rahat giriyoruz. Zaten içimizden bir karater olan Mertkan’ın sorunları, keyifleri, hareketleri de çok sıradan, ama bir bütüne ulaştığında çok da mantıklı bir terslik içeriyor.
Burada oyunculuklar da oldukça başarılı ve samimi. Gerek baba karakterinde Settar Tanrıöğen, gerekse bu film ile ödüllendirilmiş, ana karakter Bartu Küçükçağlayan mükemmeller. Bunların yanında hiç de sırıtmayan Esme Madra tüm kadroyu tamamlamış. Hele bir de Erkan Can gördüm ki, olağanüstüydü. Kafede çay içerken, kolu yırtılmış hali bile bu filmi sevmek için yeterli. Uzun zamandır sinemada göremiyorduk, çok iyi geldi. Artık dizi çekmesin hatta.
Filmin görüntü yönetimi de aynı şekilde usta işi. Takva filmindeki, tavada kalan son kurufasulye sahnesindeki detaycılık ne kadar aklımda kalmışsa, burada da Mertkan’ın sigara içerken pencereyi açtığı sahne aynı öğeleri taşıyordu. Boyasındaki alelade döküklüğün kadrajın tam ortasında yer bulması olağanüstüydü. Mekan seçimindeki özen ancak bu kadar sade biçimde belitilebilirdi. Filmin festivallerde bu yönü ile değerlendirilmemesi çok kötü.
Gelelim filmin eksisine. Karakterimizin feodal aile yapısını görerek filme başlıyoruz. Esas kız ile tanışma, kaynaşma ve aile ile karşılaştırma sahnelerinden sonra, ilk yarı çok büyük heyecan ve merak içerisinde sonuçlanıyor. Fakat ikinci yarı başladığı gibi film bitiyor ve sonrasındaki 20-30 dakika Mertkan’ın çoğunluğa karışmasına anlatan gereksiz diyaloglarla seyirciyi sıkan bir hale geliyor. Sonuçta küfrünü bile yemişin, artık dış kapının dibine kustuktan sonra Mertkan zaten çoğunluktan biriydi, benim ve birçok diğer sinema izleyicisinin gözünde. Bundan sonrası sadece teferruattı. Sanat filmi 90 dakika sürebilir, bunu 110-120 dakikalara zorlamak filmin başındaki etkiyi düşürmekten daha fazla bir anlam taşımıyor çoğu zaman.
Sonuç olarak artıları eksilerinden fazla olan, Türk sineması adına düzgün yapılmış, senenin seyredilesi filmlerinden olan Çoğunluk filmini izlemek için kendinize fırsat yaratın. Yeni Sinemacıla’dan güncel konularda, aynı çizgide işler bekliyoruz. Tabi çıtamızı biraz daha yükselterek. İyi seyriler.

Puan:7/10

CİLASUN
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s